ATATÜRK'TEN ANILAR
Bir sabah Çankaya sırtlarında beraberce gezmeye çıkmıştık. Gazi, yanımıza sokulan bir çocuğa ilgi gösterdi:
— Adın ne senin bakayım?
— Cemil.
— Çankaya'da mı oturuyorsun?
— Yok. Ayrancı’da.
— Mektebe gidiyor musun?
Çocuk, başını öne doğru hızla eğdi.
— E... Ne okuyorsun mektepte?
— Her bir şey okuyoruz.
— Peki, ben kimim Cemil?
Çocuk, zeki bakışlarını Atatürk'ün üzerinde gezdirdi:
— Sen Gazi Paşasın.
Atatürk gülümsedi:
— Olmadı Cemil. Ben Gazi Paşa değilim. Beni benzettin sen!
— Yok, benzetmedim, iyi biliyorum, sen Gazi Paşasın.
— Nereden biliyorsun?(1)
Çocuk kendinden emin bir tavırla:
— Çünkü, dedi, sana hiç kimse benzemez.
Atatürk biraz durakladı. Kafasının içinden kim bilir ne düşünceler geçti o anda:
— Cemil, sen büyüdüğün zaman ne olacaksın? x
Cevap, o ufacık ağızdan tereddütsüz çıktı:
— Asker olacağım.
— Asker olup da ne yapacaksın?
— Düşman, bu topraklara bir daha ayak basacak olursa onu buradan kovacağım.
Gazi, bir şey demedi. Küçücük Cemil'i kollarından tuttu, kaldırdı ve alnına sıcak bir öpücük kondurdu.
Sonra onu oyuna geri gönderdi. Bize döndü: (2)
— Evet... Ulusun bağrından temiz bir nesil yetişiyor. Bu eseri ona bırakacağım ve gözüm arkamda kalmayacak, dedi.
Ercüment Ekrem TALU
Derslerimizde Atatürk
Cevdet YALÇIN (Kısaltılmıştır.)
|